Türkiye’nin Yeryüzü Şekillerinin Oluşumu ve Özellikleri

 

Türkiye’deki yeryüzü şekilleri, iç kuvvetler ve dış kuvvetler ile oluşmuştur. İç kuvvetler, tektonik hareketler, volkanizma ve deprem gibi olayları doğuran güçlerdir. Dış kuvvetler ise akarsu, buzul, rüzgar ve dalga gibi aşındırıcı güçlerdir.Dış kuvvetler, yer şekillerini işleyerek aralarındaki yükseklik farklılıklarını ortadan kaldırmaya çalışır. Yani yüksek yerleri aşındırarak, aşınım malzemelerini çukur yerlere doldururlar. Yeryüzü böylece peneplen denilen son şeklini almak üzere giderek düzleşir. Dış kuvvetler, iç kuvvetler gibi kısa süreli değildir. Milyarlarca yıldan beri süregelmekte olup, yeryüzü peneplen’e dönüşene kadar da devam edecektir.

Türkiye’deki yeryüzü şekilleri, iç ve dış kuvvetlerin karşılıklı etkileşimi sonucu oluşmuştur. Ancak bu oluşum henüz tamamlanmamıştır. Günümüzde de devam etmektedir.

Türkiye bugünkü yeryüzü şekillerinin görünümünü 3. Jeolojik zaman sonlarıyla 4. Jeolojik zamanın başlarında almıştır. Ancak Türkiye’de 1. Ve 2. Jeolojik zamanlara ait oluşumlara da rastlanır. Bu nedenle Türkiye’nin yer şekillerinin günümüzdeki durumunu incelemeden önce, jeolojik zamanlarda geçirdiği başlıca değişikliklerin de bilinmesi gerekir.

1marmara_bolgesi_yeryuzu_sekilleri_28

 

Birinci Zaman (Paleozoik – 370 Milyon Yıl) : Birinci zamanda Türkiye’nin bulunduğu yerde Tethys denizi bulunuyordu. Karalardan taşınan materyaller, bu deniz tabanında çökelerek kalın tortul tabakalar oluşturmuşlardır. Kuzey ve güneydeki kara kütlelerinin birbirine doğru yaklaşmasıyla yanlardan sıkışan bu tortul tabakalar kıvrılarak su yüzeyine çıkmıştır. Bu yerler günümüzdeki en eski ve en sert kütleleri (masif) oluşturmaktadır. Birinci zaman arazisi, genellikle masif adını alır. Birinci zaman arazisini oluşturan taş ve tabakalar, sıkışmış, kırılmış ve kıvrılmıştır. Bunların sonucunda da başkalaşıma uğramışlardır. Bu masiflerin başlıcaları şunlardır ; Trakya’da Yıldız masifi, Ege’de Menderes, İç Anadolu’da bulunan Kırşehir masifi, Doğu Anadolu’da bulunan Bitlis masifi, Karadeniz bölgesindeki Daday-Devrekani masifi. Bu masifleri oluşturan başkalaşım taşları Mermer, gnays, kuvarsit, fillat ve şistlerdir.  Sert olan temel araziler, oluşan dağ kuşakları arasında kıvrılmadan kalmıştır. Bu nedenle bunlara ara masifler de denir.

Birinci Zaman’da Türkiye, bol yağış alan bir coğrafyadaydı. Buna bağlı olarak gür bir bitki örtüsü oluştu. Bu bitkilerin kalıntılarının göllerde birikmesi sonucunda da Zonguldak çevresindeki taş kömürleri oluşmuştur.

İkinci Zaman (Mezozoik – 170 Milyon Yıl) : Eski kıta çekirdekleri ve birinci zamanda su yüzeyine çıkan eski kütleler, erozyonun etkisiyle aşınarak alçalmışlardır ve peneplen durumuna gelmişlerdir. Bunlardan aşınan materyaller, masiflerin çevresinde kısa denizlerde birikmiştir.

İkinci Zaman’ın sonlarından itibaren, kuzey ve güneydeki eski kıta parçaları, yeniden birbirlerine doğru yaklaşmışlardır. Böylece Türkiye ve çevresinin bulunduğu tortulanma alanı, yanlardan sıkıştırıldığı için, bazı yerlerde kıvrılarak bazı yerlerde de bir bütün olarak yükselmiş ve kara haline gelmiştir.

3. Zaman ( Tersiyer – Neozoik – 80 Milyon Yıl ) : Bu zamanda, tethys denizinin kuzeyinde bulunan, eski Avrupa kıtası (Fenno Sarmatia) ve güneydeki eski Afrika kıtası (Gondvana) yeniden birbirlerine doğru hareket etmişlerdir. Böylece Alp Orojenez’i başlamıştır.

Alp Orojenez’i ile Türkiye arazisi, büyük bir şekil değişikliğine uğramıştır. Kuzey bölgesinde Kuzey Anadolu Dağları, Güneyde ise Toroslar yükselmiştir. Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları (Karadeniz Dağları), Alp Dağları’ndan başlayarak Himalayalara kadar uzanan büyük bir kıvrım sisteminin (Alp-Himalaya Dağ Sistemi) parçalarıdır. 3. Zaman’ın sonlarına doğru bu dağlar hızla aşınmıştır. Aşınan materyaller İç Anadolu’daki gölleri doldurmuştur. Yine 3. Zaman’ın sonlarında, Anadolu’da sıcak ve yağışlı iklim şartları egemendi. Bu nedenle gür bir orman ötküsü vardı. Bunun sonucunda bitkisel organik maddelerin, göl diplerine çökelmeleri sonucu, ülkemizdeki linyit ve petrol yatakları bulunan araziler bu dönemde oluşmuştur. Bu zamanın sonlarına doğru orojenik hareketlerin yeniden başlamasıyla, Türkiye arazisi yine yan basınçlara uğramıştır. Güney’deki Arabistan kalkanının, Kuzey’e hareket ederek Doğu Anadolu’yu Kuzey’e doğru sıkıştırmıştır. Bunun etkisiyle Kuzey Anadolu Fay Hattı (kuşağı) oluşmuştur. Türkiye’nin etkin deprem kuşağı üzerinde olması, bu fayların sonucudur. Bu zamanın sonlarına doğru Türkiye arazisi  ;

-Bütünüyle yükseldi,

-Yer yer kubbeleşti,

-Derin ve uzun faylar oluştu,

-Karadeniz ve Akdeniz çanakları torbalaşarak derinleşti,

-Volkanik faaliyetler yoğunlaşmıştır, İç ve Doğu Anadolu’daki volkanik dağlar, bu dönemdeki fay hatları üzerinde oluşmuştur.

4. Zaman (Kuaterner – 2.5 Milyon Yıl) : Türkiye arazisi, bugünkü görünümünü 4. Zaman’da kazanmıştır. 3. Zaman’ın sonlarında yükselmeye başlayan Anadolu, 4. Zaman’ın başlarında da yükselmeye başlamıştır. Bugünkü Ege Denizi’ nin yerinde bulunan Egeit karası çökmüştür. Bu alanı, Akdeniz’in suları doldurmuştur. Yüksek kısımlar ada olarak kalmıştır. Ege Bölgesi’ndeki doğu-batı yönlü çöküntüler (grabenler) de bu zamanda oluşmuştur. Marmara Denizi’nin bulunduğu yer çökerek, Marmara Denizi oluşmuştur. Birer akarsu vadisi olan İstanbul ve Çanakkale boğazları da sular altında kalarak, bu zamanda oluşmuştur. Yine 4. Zaman’ın başlarında Karadeniz çökerek, daha da derinleşmiştir. Akdeniz’deki çökmeler ile, Kıbrıs Adası bugünkü şeklini almıştır. İskenderun Körfezi de bugünkü halini almıştır. Ayrıca 4. Zaman’da deltalar, akarsu boyu ovaları, birikinti konileri oluşmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir