Milli mücadele başlıyor konu özeti 8. sınıf inkılap tarihi

VE MİLLİ MÜCADELE BAŞLIYOR

ORDU MÜFETTİŞİ:

19 Mayıs 1919Mustafa Kemal’in beklediği fırsat çok geçmeden ortaya çıktı. Doğu Karadeniz’deki Rum çetelerine karşı Türklerin harekete geçmesi İtilaf Devletlerini rahatsız etti. Eğer bölgede olaylara engellenmezse Mondros’un 7. maddesine dayanarak burayı işgal edeceklerini bildirdiler. İstanbul hükümeti 9. ordu müfettişi olarak Mustafa Kemal’i olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderdi. Mustafa Kemal’den beklenen bölgedeki durumu incelemesi ve gerekli tedbirleri almasıydı. Mustafa Kemal’in amacı ise Anadolu’ya geçerek Milli Mücadeleyi başlatmaktı.

Mustafa Kemal, 9. ordu müfettişi olarak 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile ayrıldı. Bandırma Vapurunda Mustafa Kemal Paşa’dan başka 22 kurmay, 25 er ve erbaş, 8 katip ve müşavir, 21 gemi personeli olmak üzere toplam 76 kişi bulunuyordu. 19 Mayıs 1919’sa Samsun’a ayak bastılar. Samsun’da güvenliği sağlayan, hazırladığı bir raporu İstanbul’a gönderen Mustafa Kemal hemen arkasından ordu ile temas kurdu. Özellikle askerlerini dağıtmayan iki komutan olan Erzurum’daki Kazım Karabekir ve Ankara’daki Ali Fuat Paşa’ya telgraf çekerek kendisi ile iletişime geçmelerini istedi. Böylece düzenli askeri birlikleri mücadele için kullanmak için ön hazırlık yapıyordu. Samsun, İngiliz işgali altında olduğu için burada milli mücadele için rahat çalışmayacağını düşünen Mustafa Kemal, Samsun’un ilçesi HAVZA’ya geçti.

HAVZA GENELGESİ (28 Mayıs 1919)

Mustafa Kemal Havza’da hazırladığı bir genelgeyi valiliklere, komutanlara ve Anadolu’daki milli kuruluşlara gönderdi.

HAVZA GENELGESİ İLE MUSTAFA KEMAL MİLLİ BİLİNCİ UYANDIRMAK VE HALKI HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN ;

  • 1-Yurdun her tarafından protesto mitingleri düzenlenmesini istemiştir.(Bu amaçla ilk miting Havza’da yapılmıştır)
  • 2-İtilaf devletlerine protesto telgrafları çekilmesini istemiştir.
  • 3-Gerekirse silahlı mücadele için çetelerden yararlanılmasını istemiştir.
  • 4-Düzenli ordunun dağıtılmaması gerektiğini ifade etmiştir.(KAZIM KARABEKİR’E ÇEKTİĞİ TELGRAFTAN MUSTAFA KEMAL’İN SİLAHLI MÜCADELE İÇİN PLANLAMA YAPTIĞINI RAHATLIKLA ANLAYABİLİRİZ.)

ÖNEMİ VE SONUÇLARI: Havza Genelgesinin arkasından Mustafa Kemal 8 Haziran 1919’da İstanbul’a çağrıldı. Bu çağrıya net cevap vermedi. Ama zamanının azaldığını anladı. Havza’da da güvende olmadığını hissedince Amasya’ya geçmeye karar verdi.

AMASYA GENELGESİ

12 Haziran 1919’da Amasya’ya gelen Mustafa Kemal burada halk tarafından büyük coşkuyla karşılandı. Buraya arkadaşları Rauf Bey, Refet Bey, Ali Fuat Paşa’yı da davet eden Mustafa Kemal onlarla Milli Mücadele’nin planlamasını yaptı. Mustafa Kemal’in hazırladığı metin Rauf Bey, Refet Bey, Ali Fuat Paşa ve Kazım Karabekir’in de telgrafla onayı alındıktan sonra genelge olarak telgraf yoluyla tüm yurda duyuruldu. Genelgenin maddeleri şöyleydi:

  • Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir. (Kurtuluş Savaşının Gerekçesi)
  • – İstanbul hükümeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor. (Kurtuluş Savaşının gerekçelerinden birinin de İstanbul Hükümetinin millete karşı görevini yerine getirememesi)
  • Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. (Kurtuluş Savaşının Yöntemi ve amacı)
  • Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. (Kurtuluş Savaşı kişisellikten çıkartılarak kurumsallaştırılmıştır. İlk defa milli bir kurulun varlığından bahsedilmiştir.)
  • Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
  • Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir. (Milletingüvenini kazanmış, Milli Mücadele taraftarı kişilerin seçilmesine çalışılmıştır)
  • Her ihtimale karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar. (İstanbul hükümetinin ve İtilaf devletlerinin Sivas Kongresini engellemeye yönelik faaliyetlerine karşı önlem alınmıştır)

GENELGENİN ÖNEMİ:

  • Kurtuluşu Savaşının AMACI, GEREKÇESİ ve YÖNTEMİ Amasya Genelgesinde belirtilmiştir.
  • Bu genelge Kurtuluş Savaşı için atılmış ilk önemli adımdır.
  • Milli Mücadelenin topyekun bir mücadele olduğu konusuna vurgu yapılmıştır.Türk milletinin milli egemenliği ancak kendi gücü ve çabasıyla kazanabileceğine dair bir çağrı niteliğindedir.

ASKERLİKTEN İSTİFA:

Amasya Genelgesi’nin yayınlanması üzerine İtilaf Devletlerinin tepkileri iyice arttı. Mustafa Kemal’in derhal çağrılması için İstanbul Hükümetine baskı yaptılar. 7-8 Temmuz 1919 gecesi saray tarafından kendisine bir telgraf çekilen Mustafa Kemal’den İstanbul’a dönmesi istendi. Mustafa Kemal reddetti. Bunun üzerine “O halde resmi göreviniz sona ermiştir.” denildi. Mustafa Kemal’de 8 Temmuz 1919 gecesi askeri ve resmi görevinden istifa ettiğini bildirdi. Artık sivil biriydi. Gücünü milletten alacaktı. İstifa ederek milletinin menfaatini herşeyin üstünde tuttuğunu göstermiş oldu.

ERZURUM KONGRESİ (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Mustafa Kemal, Amasya Genelgesinin arkasından Kazım Karabekir ile buluşmak üzere Erzurum’a geldi. Askerlikten istifası da bu şehirdeyken oldu. Sivil olmasına ve hiçbir yetkisi olmamasına rağmen Kazım Karabekir’im “Emrinizdeyim Komutanım!” sözü Milli Mücadelenin tartışılmaz lideri olduğunu gösterdi. Bu söz Milli Mücadelenin kaderini etkiledi. Mondros’un 24. maddesi gereğince Doğu Anadolu’da kurulması düşünülen bir Ermeni Devletine karşı alınacak önlemleri tartışmak üzere Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından Erzurum’da bir kongre düzenlendi. Bu kongreye Mustafa Kemal de davet edildi. Kongreye daha çok doğu illerinden (Erzurum, Trabzon, Sivas, Van ve Bitlis) gelen 57 delege katıldı. Mustafa Kemal de Erzurum Delegesi ile katıldı ve kongrenin açıldığı gün Mustafa Kemal oyçokluğu ile kongre başkanlığına seçildi.

ERZURUM KONGRESİNDE ŞU KARARLAR ALINDI…

1-Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. (Milli sınırlar kavramıyla Türklerin çoğunlukta olduğu yerler ifade edilerek Türk vatanının bölünmez bir bütün olduğu vurgulanmıştır.) 2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve İstanbul Hükümeti’nin dağılması hâlinde, millet topyekün kendisini savunacak ve direnecektir. (İşgallere karşı direniş hareketlerinin birleştirilmesi amaçlanmıştır.) 3- Vatanı korumaya ve istiklâli elde etmeye İstanbul Hükümeti muktedir olamadığı takdirde bu amaca ulaşmak için geçici bir Hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri millî kongrece seçilecektir. Kongre toplanamazsa, bu seçimi Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu) yapacaktır. (İstanbul Hükümetinin teslimiyetçi politikası nedeniyle böyle bir karar alınmıştır.) 4- Kuvâ-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve millî İradeyi hâkim kılmak temel ilkedir. (Milli bağımsızlık ve millet egemenliği temel amaç olarak belirlenmiştir.) 5- Hıristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. (Azınlıkların bağımsız devlet kurmak istemelerine karşı çıkılmıştır.) 6- Manda ve himaye kabul olunamaz. (Tek koşul tam bağımsızlıktır.) 7- Millî Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır. (Halkın yönetim üzerindeki etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.)

ÖNEMİ:

  • 1-Toplanış açısından bölgesel aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongredir.
  • 2-Kongrede alınan kararları uygulamak amacıyla 9 kişiden oluşan Temsil Heyeti burada oluşturuldu ve başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Bu heyet milleti temsil edecek ve hükümet gibi çalışacaktı.
  • 3-Manda ve himaye ilk kez Erzurum Kongresinde reddedildi.
  • 4-İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiştir.
  • 5-Azınlıklara yeni haklar verilemeyeceği belirtildi.

SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)

  •  Erzurum’da çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal ve arkadaşları Sivas’a doğru yola çıktı.
  •  Sivas’ta bir kongre toplanacağı kararı daha önce Amasya Genelgesinde alınmıştı. Çünkü güvenli bir yerdeydi, işgal altında değildi.
  •  İtilaf Devletleri ve İstanbul hükümeti kongrenin toplanması için çeşitli girişimlerde
  • bulundular. Mustafa Kemal’in “İttihatçı” olduğu yalanını uydurdular. Elazığ Valisi Ali Galip’e Mustafa Kemal’i tutuklaması için emir verdiler. İtilaf devletleri Sivas’ı işgal edeceklerini söylediler.Tüm bu önlemelere rağmen kongre 4 Eylül’de Sivas’ta toplandı. Kongre başkanlığına Mustafa Kemal seçildi.

KARARLARI:

  •  Sivas Kongresinin iki temel gündemi vardı. Birincisi Erzurum Kongresi kararlarını yeni şartlara uyarlayarak aynen kabul etmek. İkincisi 25 delegenin imzalayarak sundukları manda ve himayenin kabul edilmesi durumunu görüşmekti. Yapılan uzun tartışmalardan sonra manda ve himaye kesin olarak reddedildi.
  •  Milli cemiyetlerin “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi.
  •  Erzurum Kongresi kararları küçük değişikliklerle aynen kabul edildi.
  •  Temsil Heyeti üyesi sayısı 9’dan 15’e çıkarıldı.

 

ÖNEMİ:

  • Toplanış ve aldığı kararla bakımından ULUSAL bir kongredir.
  • Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir. Tek koşul TAM BAĞIMSIZLIK’ TIR.
  • Milli cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildi. Böylece Milli Mücadelenin tek merkezden yönetilmesi ve ülke bütünlüğünü koruma çabaları Mustafa Kemal’in iyi bir yönetici ve devlet adamı olduğunu gösterir.
  • İrade-i Milliye adı altında bir gazete çıkarılmasına karar verildi. Bu gazete, Sivas Kongresi kararlarını duyurmak amacıyla, bu kongre sırasında, 14 Eylül 1919’da Sivas’ta çıkmaya başlamıştır. İki hafta bir yayınlanıyordu. Atatürk’ün de başyazılarının yer aldığı gazete 254 sayı yayınlanmıştır. Amacı milli mücadelenin halka ve tüm dünyaya duyurulması sağlamaktı.1922 yılı Mart ayında kapanmıştır.
  • Ali Fuat Paşa Batı Cephesi komutanlığına atandı. Bu da Temsil Heyetinin hükümet gibi hareket ettiğini yürütme yetkisini kullandığını gösterir.

AMASYA GÖRÜŞMELERİ

(20-22 EKİM 1919)

amasya gorusmeleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Damat Ferit Paşa’nın istifası

n Sadrazam Damat Ferit Paşa, Milli Mücadeleyi engellemek için elinden geleni yapıyordu. Düşman işgalini kayıtsız şartsız kabul etmişti. Bırakın karşı koymayı işgale karşı koyulmaması için önlem almıştı. İstanbul’daki vatansever komutanların, yazarların, şairlerin tutuklanmasını sağlamıştı. İngilizlerin sözünden çıkmıyordu. Mustafa Kemal’in tutuklanması için çaba gösteriyordu.

 

n Mustafa Kemal, Damat Ferit Paşa’nın tutumunu ve yapmak istediklerini bir telgrafla padişaha bildirmek istedi. Bu girişim Damat Ferit Paşa tarafından engellendi. Padişaha iletmek istediği telgrafın engellenmesi üzerine Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile tüm iletişimin kesilmesini istedi. Böylece, bundan sonraki tüm resmi belgelerin Sivas’taki Temsil Heyetine gönderilmesini istedi. Yazışmalar da aynı heyet ile yapılacaktı.

 

n Ankara-İstanbul arasındaki iletişim kesilmişti. Bu durumdan etkilen Damat Ferit Paşa, Sadrazamlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı. (30 Eylül 1919) Damat Ferit Paşa istifa edince yerine Ali Rıza Paşa sadrazam oldu. Kendisi Milli Mücadeleye daha ılımlı bakan biriydi. Ali Rıza Paşa yeni hükümeti kurmuştu. Yeni hükümetteki çoğu üye aslında Milli Mücadele’yi destekliyordu. Mustafa Kemal yeni hükümeti kuran Ali Rıza Paşa’ya bir telgraf çekerek Erzurum ve Sivas Kongresinde alınan kararlara uyarsa Kuvay-ı Milliye’den yardım göreceğini bildirdi. Temsil Heyeti ile Ali Rıza Paşa arasında görüşmeler başlamıştı. Her iki taraf telgrafla isteklerini birbirine bildiriyordu. Bu uzun telgraflaşmaların sonucu her iki taraf arasında görüşme yapılmasına karar verildi.

 

n Ali Rıza Paşa’nın amacı Mustafa Kemal ile uzlaşmaktı. Mustafa Kemal’in amacı ise Milli Mücadele’yi, vatanın içinde bulunduğu durumun ciddiyeti İstanbul Hükümetine

anlatmaktı. Görüşme için Amasya seçildi. Ali Rıza Paşa, Anadolu’ya Bahriye Nazırı görüşme için (Deniz Bakanı) Salih Paşa’yı gönderdi. Temsil heyetini ise Mustafa Kemal, Rauf Bey ve Bekir Sami Bey temsil edecekti.

TEMSİL HEYETİ ANKARA’DA…

(27 ARALIK 1919)

Mustafa Kemal, kısa sürede ulusal bilincin oluşmasını sağlamıştı. Milli birlik ve bütünlüğün önemli olduğunu yaptığı çalışmalarla göstermişti. Temsil Heyeti üyeleri Sivas’ta bir süre kaldıktan sonra Ankara’ya gitmeye karar verdiler. 27 Aralık 1919’da Temsil Heyeti üyeleri Ankara’ya geldi. Halk onları coşkuyla karşıladı. Temsil Heyeti bundan sonraki çalışmalarını Ankara’dan yürütecekti

Temsil Heyeti Neden Ankara’yı seçti?

Temsil Heyeti’nin Ankara’yı seçmesinin nedenleri şunlardı.

  • *Batı Cephesine yakın olduğu için gelişmeleri yakından izlemek.
  • *İstanbul’a yakın olduğunu için buradaki gelişmelerden haberdar olmak.
  • *Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra şehrin işgal edilmemiş olması.
  • *Şehrin demiryolu ve karayolunun kesişme noktasında olması.
  • *Şehrin güvenli bir konumda bulunması.
  • *Ankaralıların Milli Mücadeleye büyük destek vermesi.

SON OSMANLI MEBUSAN MECLİSİNİN AÇILMASI VE MİSAK-I MİLLİ

İstanbul hükümeti Amasya Görüşmelerinde alınan kararlardan sadece bir tanesini kabul etti. Mebusan Meclisinin açılması için yurt genelinde seçimler yapıldı. Seçimi çoğunlukla Müdafaai- Hukuk Cemiyetinin üyeleri kazandı. Mustafa Kemal de Erzurum’dan milletvekili seçildi. Fakat Mustafa Kemal meclisin İstanbul’da açılmasına karşı çıkıyordu. Çünkü İstanbul işgal altınaydı. Burada açılacak mecliste milletvekillerinin bağımsız karar almaları zordu. Padişah ise meclis üzerinde otoritesinin kaybolacağını düşünerek meclisin İstanbul dışında açılmasına izin vermedi.Meclisin açılmasının temel nedeni İtilaf devletlerinin Osmanlı ile yapacağı antlaşmanın şartlarını belirmekti.

mustafa kemal in millet vekillerinden istekleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MİSAK-I MİLLİ KARARLARI:

(28 Ocak 1920)

  1. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında işgal altında olmayan Türk vatanının tümü ayrılmaz bir bütündür. [Yorum: Milli sınırlar çizilerek ülke bütünlüğü vurgulanmıştır. ]
  2. Osmanlı Devletinin yalnızca Arap çoğunluğu bulunan ve Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanması sırasında İtilaf Devletleri ordularının işgalinde olan Arap memleketlerinin durumu, halkın serbestçe verecekleri oya göre tespit edilmesi gereklidir.
  3. Batı Trakya’nın durumunun tespitinde halkoyuna başvurulmalıdır. [Yorum: Çoğunluğu Türk olmasına güvenilmiştir.]
  4. Kendi istekleriyle ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum için gerekirse halkın oyuna başvurulmalıdır. [Yorum: Çoğunluğu Türk olmasına güvenilmiştir.]
  5. İstanbul ve Marmara denizinin güvenliği sağlandıktan sonra Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılması sağlanacaktır.
  6. Müslüman olmayan azınlıkların hakları komşu ülkelerdeki Müslüman halkı da aynı haktan yararlanmaları koşuluyla kabul edilecektir.
  7. Milli ve ekonomik gelişmemizi mümkün kılmak amacıyla siyasi, adli, mali gelişmemize engel olan kapitülasyonlar kaldırılmalıdır.

MİSAK-I MİLLİ’NİN ÖNEMİ:

Misak-ı Milli, Mustafa Kemal’in fikirlerinin ve Sivas Kongresi kararlarının, Osmanlı parlamentosunca kabul edilmesidir.

  •  İtilaf Devletleri ile yapılacak barışın esasları dünyaya duyurulmuştur.
  •  Misak-ı Milli Türk vatanının sınırlarını belirliyordu. Vurgulanan VATANIN PARÇALANMAYACAĞIDIR.
  •  Ulusal egemenlik ve bağımsızlığın önemli olduğu açıkça ifade ediliyordu. Bu kararlar ile yurdumuzun işgaline açıkça karşı çıkılıyordu.
  •  Bağımsızlık için her şeyin yapılacağı açıkça belirtiliyordu.
  •  Sivas Kongresinden sonra ilk siyasal zaferdir
Son Osmanlı Mebusan Meclisinda kabul edilen MİSAK-I MİLLİ;*Osmanlı devletinin yapacağı barış antlaşmasının şartlarını belirlemiştir.

*Türk devletinin sınırlarını çizmiştir.

MİSAK-I MİLLİ SINIRLARIMIZ VE GÜNÜMÜZDEKİ SINIRLARIMIZ

misak i milli sinirlari

 

 

 

 

 

MİSAK-I MİLLİ’NİN SONUÇLARI:

n Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Misak-ı Milliyi kabul etmesini İtilaf devletlerini rahatsız etti. 13 Kasım 1918’de fiilen işgal ettikleri İstanbul’u bu sefer 16 Mart 1920’de resmen işgal ettiler. Milletvekillerinin çoğunu tutukladılar bir kısmını da Malta’ya sürdüler.Karakolları basarak askerlerimizi şehit ettiler. Mustafa Kemal’in İstanbul’un işgal haberini Manastırlı Hamdi tarafından kendisine çekilen telgrafla aldı. (Mustafa Kemal’in Mebusan Meclisi’nin İstanbul’da

toplanmaması uyarısında ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı. Bu onun İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ’nü gösterir.

admin

Yazımızda eksiğimiz olduğunu düşünüyorsanız yorum yazarak bildiriniz.

Bu yazıya toplam 7 tane yorum yapılmış.

  1. beyzanur krcn dedi ki:

    Güzel ben begenmişam teogda goraşaraz Allah razi olsun Hepinizdan.Teşakkurlar.

  2. barış dedi ki:

    gerçekten güzel hazırlanmış emeğinize sağlık

  3. osman dedi ki:

    Emeğinize sağlık
    Super inkılap projesi yaptım

  4. GİZEM dedi ki:

    ÇOK BEĞENDİM AMA İSTANBULUN İŞGALİNİN SONUÇLARI İE İLGİLİ DAHA AYRINTILI BİLGİ VEREBİLMİSİNİZ

  5. Abdullah dedi ki:

    Güzelmiş

  6. Gamze dedi ki:

    Çok güzelmiş teşekkür ederim

  7. abdullah kocpınar dedi ki:

    sevdim güzel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir